Danıştay kararı · Danıştay
Türk Eczacılar Birliği 27. Bölge Şanlıurfa Eczacı Odası tarafından, odanın üyesi olan eczanelerde mevcut eczane adını gösterir tabela ile I'E" logolarından ilan ve reklam vergisi alınmamasına yönelik yapılan başvurunun… (ve 2 karar daha)
- Tarih
- 06.07.2022
- Esas / Karar no
- E: 2022/3, K: 2022/6
- Daire / kurul
- Vergi Dava Daireleri Kurulu
Vergi davası süreleri, dilekçe örnekleri ve ilgili kanun maddeleri için: Vergi yargısı.
Bu belgenin PDF'i taranmış görüntüdür; metin karakter tanıma (OCR) ile okunmuştur ve okuma hataları içerebilir. Asıl metin için PDF'i açın.
Kararın Resmî Gazete PDF'ini aç
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulundan:
Esas No : 2022/3
Karar No : 2022/6 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ
İSTEMİ HAKKINDA KARAR i-AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN il-İSTEMİN ÖZETİ : Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu : Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2020/2287, K:2021/1483 sayılı kararı ile İstanbul Bölge idare Mahkemesi 5. vergi Dava Dairesinin 07/07/2020 tarih ve E:2019/4184, K:2020/3637 sayılı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi. 4. Vergi Dava Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2019/544, K:2019/1386 sayılı, Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 09/06/2020 tarih ve E:2019/1296, K:2020/436 sayıil kararları arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendi uyarınca giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 15/12/2021 tarih ve E:2021 /64, K:2û21/64 sayılı kararıyla istenmiştir.
ııı-MADDİ OLAY:
Bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemiyle ilgili kararlara konu olaylarda, eczacı odaları tarafından eczanelerin iş yerlerinde kullanılması zorunlu ve standardize edilmiş levhaların ilan ve reklam vergisine tabi olmadığı ve bu nedenle vergi alınmaması gerektiğinden bahisle başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların reddine dair tasis edilen işlemin iptali istemiyle eczacı odaları tarafından dava açılmıştır. IV-AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
KARARLARI:
A- Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2020/2287 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Davacı Türk Eczacılar Birliği 27. Bölge Şanlıurfa Eczacı Odası tarafından, odanın üyesi olan eczanelerde mevcut eczane adını gösterir tabela ile I'E" logolarından ilan ve reklam vergisi alınmamasına yönelik yapılan başvurunun reddine dair 06/01/2020 tarih ve E. 169 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Şanlıurfa vergi Mahkemesinin 25/0912020 tarih ve E:2020/148, K:2020/998 sayılı karan:
Vergi mahkemesi işin esasını inceleyerek dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2020/2287, K:202111483 sayılı kararı:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretii bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmıştın Aynı Kanun'un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca dava dilekçelerinin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; Kanun'un 15, maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde de dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddedileceği hüküm altına alınmştır.
Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanları belirleyen 213 saydı Vergi Usul Kanunu'nun 377. maddesinin birinci fıkrasında mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 378. maddesinde de vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ ediimiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış ve ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği belirtilmiştir, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen idari davalara konu edilebilecek idari işlemler, idari makamlar tarafından bir kamu hizmetini yürütmek üzere kendilerine tanınan kamu gücü kullanılarak ve idarenin tek yanlı iradesiyle tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu olup, ilgiiilerin menfaatini etkileyen hukuksal işlemlerdir. Vergi idarelerinin tesis ettikleri işlemlerin kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem sayılabilmesi için bütün usullerin son aşamasına gelerek hukuk düzeninde varlık kazanması, başka bir makamın onayına gerek kalmaksızın, yükümlünün hukukunu doğrudan etkileyen ve onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik ya da yenilik yaratan irade açıklaması olması gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte idarenin vergi tarhı, tahakkuku ve tahsil işlemleri ile birlikte idari işlem tarifindeki unsurları taşıyan diğer işlemler hakkında dava açılabilirse de, kişilerin yetki, görev ve haklarında hiçbir değişikliğe neden olmayan idarenin belli bir konuda görüşünü belirten işlemler, hazırlık işlemleri, uygulama işlemleri, bilgi mahiyetindeki işlemler gibi kesin ve icrai nitelikte olmayan işlemlerin idari davaya konu edilmesi mümkün değildir. Buna göre vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatl yapılması, aleyhe yapılan düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, 6183 saytiı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemlerdir.
Davacı tarafından, eczanelerde mevcut eczane adını gösterir tabela ile "E” logolarının, ilan ve reklam içermediği ve zorunlu olarak eczanelerde bulundurulduğu ileri sürülerek bu levhalardan ilan ve reklam vergisi alınmaması yönünde başvuru yapılmıştır. Anılan başvurunun reddi üzerine işbu dava açılmıştır.
Olaydas davacı odanın üyesi olan eczaneler adına yap;imış somut bir vergilendirme işlemi bulunmamaktadır. Yapılması muhtemel vergilendirme işlemlerinin önüne geçmek amacıyla üye eczanelerin tümünü kapsar mahiyette ilan ve reklam vergilerinin alınmamay gerektiği talebiyle başvuru yapılmış ve bu başvuru üzerine tesis edilen işlem dava konusu edilmiştir.
Dava konusu edilen işlemin, davacının ve temsil ettiği eczacıların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratmaması, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca ilan ve reklam vergisinin mükellefi olan eczanelerin hukuki durumunu açıklayan ve hukuk düzenine herhangi bir katkısı bulunmayan bilgi verici ve açıklayıcı mahiyette olması hususları birlikte dikkate alındığında dava konusu edilen şemin icrailik özelliği bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, odada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir işlem bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile davanın esasını inceleyen Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın incelenmeksizin reddedilmesi gerekmektedir.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini kabul ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın incelenmeksizin reddedilmesine kesin olarak karar vermiştin B - İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin E:2019/4184 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Davacı Türk Eczacılar Birliği 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası tarafından, odanın üyesi olan eczanelerde mevcut eczane adını gösterir tabeladan ilan ve reklam vergisi alınmamasına yönelik yapılan başvurunun reddine dair 02/10/2018 tarih ve 84032066 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İstanbul 13. vergi Mahkemesinin 14/06/2019 tarih ve E:2018/2032, K:201911230 sayılı kararı:
Vergi mahkemesi işin esasını inceleyerek davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5, Vergi Dava Dairesinin 07/07/2020 tarih ve E:2019J4184, K:2020/3637 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemini kabul ederek ilk derece mahkemesi kararının kaydırılmasına, işin esasını incelemek şuretiyle dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar vermiştir.
C- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2019/544 sayılı dosyasına konu yapılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Davacı Türk Eczacılar Birliği 2. Bölge Ankara Eczacı Odası tarafından, odanın üyesi olan eczanelerde mevcut eczane adını gösterir tabela ile "E" logolarından ilan ve reklam vergisi alınmamasına yönelik yapılan başvurunun reddine dair 18/09/2018 tarih ve 288826 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 16/01/2019 tarih ve E:2018/1143, K:2019/55 sayılı karan:
Vergi mahkemesi işin esasım inceleyerek dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2019/544, K:2019M386 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri 3frülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldıriimasını gerektirecek nitelikte olmadiği gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştir.
D- Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2019i1296 sayılı dosyasına konu yapılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Davacı Türk Eczacılar Birliği 4. Bölge Adana Eczacı Odası tarafından: odanın üyesi olan eczanelerde mevcut a:zane adıni gösterir tabela ile "EN logolarından ilan ve reklam vergisj alınmamasına yönelik yapElan başvurunun reddine dair 18/10/2018 tarih ve 37711 sayıl! işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İdari davaya konu olabilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle verilen davanın incelenmeksizin reddi yolundaki kararın Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince kaldırılması ve dosyanın mahkemesine gönderilmesi üzerine davayı yeniden inceleyen Adana 1. Vergi Mahkemesinin 10/09/2019 tarih ve E:201914571 K:2019/806 sayılı kararı:
Vergi mahkemesi işin esasını inceleyerek dava konusu işiemj iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 09/06/2020 tarih ve E:2019/1296: K:2020/436 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştin
V-GAZİANTEP BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULUNUN
GÖRÜŞÜ:
Başkanlar Kurulunca, talepte bulunanm bu hakka sahip olduğunun anlaşılması, uyuşmazlık konularının benzer maddi olaylardan kaynakianması ve farklı yönde istinaf kararları bulunması hususları dikkate alındığında aykırılığın giderilmesi isteminde usul yönünden bir eksiklik görülmediğinden aykırılığın giderilmesi istemi kabul edilerek; aykırılığın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2020/2287, K:2021/1483 kararında yer verilen hukuksal nedenler ve gerekçeyle aynı doğrultuda giderilmesi yönünde görüş bildirilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI-İLGİLİ HUKUK 1- İlgili Mevzuat i. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınır/' başiikil 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendi: "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava tüfleri şunlardır.
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995Q7, K:199Y47 sayılı karan ile; Yeniden Düzenleme.' 8/6/2000-4577/5 İM.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl tarafından açılan iptal davaları, ü. 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14.
maddesinin (3) numaralı fıkrasının ilgili bölümü:
l' 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/5 md.) Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafindan:
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, Yönlerinden sırasıyla incelenir. 'i iii, 2577 sayılı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek kara/' başlıklı 15.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü:
"1. (Değişik: 54/1990-3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;
b) 3/c, Yd ve Ye bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine, Karar verilir.
iv. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun "İlan ve Reklam Vergisî' başlıklı bölümünün "Mükellef ve sorumld' başlıklı 13. maddesi:
allan ve Reklam Vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzelkişilerdir.
İlan ve Eklem işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumludurlar. 'l v. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Dava konusÜl başlıklı 378. maddesinin birinci fıkrası:
"(Değişik: 23/611982-2686/51 i7?d) Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanm kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır. "i 2- İlgili Yargı Karar;
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun, 10/022022 tarih ve 31746 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bölge idare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemi hakkında verilen 19/01/2022 tarih ve E:2021/8, K:2022i1 sayılı kararının ilgili bölümü: "A- Usul Yönünden:
i.Uyuşmazlığın esasına yönelik aykırılığın giderilmesi istemine konu kararların yargılama usulüne ilişkin hususlar yönünden ön denetime tabi tutulup tutulamayacağı:
Kanun koyucunun uygulamada içtihat birliğinin sağlanmasına yönelik amacı göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlığın esasına yönelik aynı ya da farkh bölge idare mahkemesi dava dairelerinin karadan arasında oluşan aykırılığın giderilmesi istemi incelenirken kesin nitelikte olan bu kaıar/ann vetiime sürecinde yargılama usulü kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden bir öl? denetim yapılmasına hukuken bir gereklilik bulunmadığına oybirliğiyle karar verilmiştir.
öte yandan aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dava dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın yargılama usulüne ilişkin olması halinde istemin bu yönüyle inceleneceği açıktır.
B- Esas Yönünden:
İlgili düzenlemelerde faaliyetleri reklam yasağına tabi kılınan eczaneler tarafından iş yerlerinde kullanılan levhaların ilan niteliğinde olduğu ve bu ilanın ise 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca ilan ve reklam vergisinin konusuna girdiği, 2464 sayılı Kanun'un 14 maddesinin birincj fıkrasının (5) numaralı bendi hariç söz konusu levhalar için vergi istisnası tanınmasını öngöıen bir yasal düzenlemenin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Buna göre, söz konusu levhaların vergilendirilmesine yönelik hukuki değerlendirmelerde 2464 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde öngörülen ışıksız levhalar yönünden levhanın alanı bağlamında belirlenen istisna veya verginin tarife ve nispetine ilişkin diğer kuralların dikkate alınacağı tabiidir.
VII-SONUÇ:
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, anılan bölge idare mahkemeleri dava dairelerinin kararlan arasındaki aykırılığın, eczaneler tarafından iş yederinde kullanılan levhaların 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca ilan ve reklam vergisinin konusuna girdiği ve 2464 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci (ikrasının (5) numaralı bendi hanç .söz konusu levhalar için vergi istisnası tanınmasını öngören bir yasal düzenlemenin bulunmadığı yönünde giderilmesine, i9/0ff2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi."
VII- HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Usu; Yönünden:
i. Aynı veya farkil böige idare mahkemeleri vergi dava daireleri arasında aynı maddi olaydan kaynaklanan uyuşmazlığın esasına ilişkin karar aykırılığının daha önce giderilmiş olmasının, daha sonra bu olay nedeniyle bölge idare mahkemeleri vergi dava daireleri arasında yargilamz usulü kurallarınm uygulanması nedeniyle ortaya çıkacak karar aykırılıklarının Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca inceiemesine engel olup olmadiğı:
2576 sayılı Kanun'un 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 6. maddesiyie eklenen 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendinin 17/102019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesiyie değişik halinde yer alan düzenlemeyle üç dereceli yargılama sisteminde Danıştayın, temyizi kabil olmayan kesin kararlara konu olaylarda uygulama birliği sağlaması amaçlanmıştır, Kanun koyucu bu amacın gerçekleştirişmesi amacıyla aykırılığın giderilmesi istemi için temyiz kanun yolu denetiminde uygulanan ımılden farklı bir usul ihdas etmiş, Danştayın temyiz mercii olarak yaptığı görev ile aynı veya farklı bölge idare mahkemesi daireleri kararları arasındaki aykırılıkların giderilmesine dair görev arasında bir ayrım gözeterek aykırılığın giderilmesi istemine konu kararların kesin nitelikte olması gerektiğini belirtmiştir.
Danıştayın temyiz mercii olarak görevi, temyiz istemine konu kararlarda, yargılama esnasında uyulması gereken usul hükümleri ile uyuşmazlığın esasının çözümüne yönelik kuralların hukuka uygun bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını denetlemektir. Buna karşın aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesine ilişkin başvuru yolunda Danıştay, benzer olaylarla ilgili olup kesin nitelikte ancak birbirinden farklı sonuçlar içeren kararlar arasındaki aykırılıkların uygulamada hukuki belirlilik sağlayacak şekilde giderilmesine yönelmektedir. Bu nitelikteki kararlar arasındaki aykırılığın yargılama usulüne yada uyuşmazlığın esasına yönelik ciması mümkündür.
İşbu başvuruda Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu tarafından aykırılığın giderilmesi istemine konu yargılama süreçlerinde farklı bölge idare mahkemeleri vergi dava daireleri arasında yargılama usulü yönünden karar aykırılığı oluştuğu ileri sürülmekte ve bu aykırılığın giderilmesi istenilmektedir. Aynı maddi olaydan kaynaklanan ve eczaneler tarafından iş yerlerinde kullanılan levhaların ilan ve reklam vergisine tabi olup olmadığı hususunda, yani uyuşmazlığın esası noktasında oftaya çıkan karar aykırılığın giderilmesi ise daha önce Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 06/10/2021 tarih ve E:2021/25, K:2021/23 sayılı kararıyla istenilmiş; Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 19/01/2022 tarih ve E:2021/8, K:2022/1 sayılı kararıyla anılan bölge idare mahkemeleri dava dairelerinin uyuşmazlığın esasına yönelik kararları arasındaki aykırılığın giderilmesine karar verilmiştir.
Anılan kararda da açıklandığı üzere aykırılığın giderilmesine ilişkin başvuru yolunun öngörülme amacı dikkate alındığında uyuşmazlığın esasına ilişkin karar aykırıiığ;nın giderilmesi istemi incelenirken kesin nitelikte olan ve uyuşmazlığın esasına yönelik hukuki denetim içeren kararların verilme sürecinde yargılama usulü kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden bir ön denetim yapdmasına hukuken bir gerekiilik buiunmamaktadtr, Ancak bu durum uyuşmazlığtn esasına yönelik karar aykırılığı giderildikten sonra aynı maddi olayla ilgili yargılama süreçlerinde aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dava daireleri arasında yargılama hukuku kuralları yönünden oluşan aykırılığın giderilmesi isteminin Vergi Dava Daireleri Kurulu önüne ayrıca taşınmasını ve Kurul tarafından, usul yönünden oluşan aykırılığın giderilmesini önleyici nitelikte değildir.
Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun anılan kararıyla istenilen aykırılığın giderilmesi istemine konu kararların arasındaki aykırılığın uyuşmazlığın esasına yönelik olması ve anılan kararlar arasında aykırılığın yargıiama usulüne ilişkin kuralların farklı değerlendirilmesine yönelik bulunmaması hususları dikkate alındığında Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 19/01/2022 tarih ve E:2021/8, K:2022iI sayılı kararında, aykırılığın uyuşmazlığın esası noktasında yapılan hukuki değerlendirmeyle giderilm%inin, bu başvuruda aynı maddi olaya ilişkin yargılama usulüne yönelik veriien kararların arasındaki aykırılığın giderilmesi isleminin incelenmesine engel teşkil etmeyeceğine karar verilmiştiL ti. Aykırılığın giderilmesi isteminde bulunulabilmesi için gerekli olan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olarak yapılan hukuki değerlendirme:
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 07/072020 tarih ve E:2019/4184, K:2020/3637 sayılı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2019/544, K:2019]1386 sayılı, Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 09/06/2020 tarih ve E:2019/1296, K:2020/436 sayılı kararları uyuşmazlığın esası incelenerek verilen mahkeme kararlanna yöneltilen istinaf istemierinin incelenmesine yöneliktir.
Uyuşmazlığın esasının incelenmesi, dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelik bir işlem olduğunun kabul ortaya koymaktadır.
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2020/2287, K:2021/1483 sayıl! kararında ise uyuşmazlığın esası incelenerek verilen vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf istemi kabul edilmiş ve karar kaldırılarak dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olabilecek nitelikte kesin ve yürüülebilir bir işlem olmadığı sonucuna ulaşılarak dava incelenmeksizin reddedilmiştir.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu maddi olaylara ilişkin yargılama süreçleri sonucunda verilen kararlar aras;nda yargılama usulüne ilişkin konulardan olan idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlemin bulunup bulunmadığı yönünden aykırılık oluştuğu anlaşıldığından, aykırılığın giderilmesi isteminde bulunuiabiimesi için gerekli olan şartların gerçekleştiği ve 2576 sayıl' Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendinde öngörülen başvuru usulü yönünden de bir eksikliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B- Esas Yönünden:
Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairelerince kesin olarak verilen kararlar arasındaki aykiTiiık, eczacı odalar; tarafından eczanelerin iş yerlerinde kullanılması zoruniu ve standardize edilmiş levhaların ilan ve reklam vergisine tabi olmadığı ve bu nedenle vergi alınmaması gerektiğinden bahisle yapılan başvurular üzerine tesis işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte olup olmadığına ilişkindin 2577 sayıl! Kanun'un 2. maddesinde öngörülen idari davalara konu edilebilecek idari işlemler, idari makamlar tarafından bir kamu hizmetini yürütmek üzere kendilerine tanınan kamu kullanılarak ve idarenin tek yanlı iradesiyle tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olup ilgililerin menfaatini etki!eyen hukuksal işlemlerdir. Vergi mahkemelerinde dava konusu edilebil%ek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş vergi tarhiyatına, ceza kesilmesine ve vergi tevkifat:na ilişkin işlemler ile düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet başvurularının reddine ilişkin işlemler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil üsulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemler ile ilgililerin hukuki menfaatini etkileyen diğer işlemierdjr. Diğer taraftan; 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi, ilgililerin, idari davaya konu yapılabilecek bir işlemin tesis edilmesi için idari makamlara başvurmasına olanak tanımaktadır.
Bir hukuk normunun uygulanmasına ilişkin açıklama talebini içeren başvurulara karş idarece verilen görüşleri bildiren cevaplar, idari işlemlerin yukarda değinilen ayırıcı özelliklerinden olan icrailik vasfindan yoksun olmaları nedeniyle iptal davasına konu oluşturmazlar. Bu nedenle idareye yapılan her başvurunun 2577 sayıii Kanun'un 10.
maddesi uyarınca idari davaya konu olabilecek bir işlemin tesis edilmesi amacını taşıdığından ve idari başvurulara verilecek her cevabın da idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem teşkil edeceğinden söz açıktır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlara konu olaylarda, eczacı odaları tarafından eczanelerin iş yerlerinde kullanılması zorunlu ve standardize edilmiş levhaların ilan ve reklam vergisine tabi olmadığı ve bu nedenle vergi alınmaması gerektiğinden bahisle başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların r*iine dair tesis edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğunun kabulü ile eczacı odaları tarafından anılan işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Eczacılar hakkında ilan ve reklam vergisi yönünden idari davaya konu olabilecek nitelikteki kesin ve yürütülmesi gereken işlemlerin söz konusu verginin tarh ve tahsiline ilişkin vergilendirme işlemleri olduğu açıktır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlara ilişkin maddi olaylarda eczacı odaları tarafından yapılan başvurulara verilen cevapların ise 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca ilan ve reklam vergisinin mükellefi ofan eczanelerin hukuki durumunu açıklayıcı mahiyette olduğu ve onların hak ve yükümlülükleri üzerinde biç değişiklik ya da yenilik meydana getirmediği dikkate alındığında bu işlemlerin icrailik özeliği bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir işlem bulunmadığından anılan işlemlere karşı açılan davaların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin (1) numara!! fıkrasının (b) işaretli bendi uyarınca esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
VIII- SONUÇ:
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, anılan bölge idare mahkemeleri dava dairelerinin kararları arasındaki aykırılığın, eczacı odaları tarafından eczanelerin kullandığı levhaların ilan ve reklam vergisine tabi olmadığı ve bu nedenle vergi alinmaması gerektiğinden bahisle yapılan başvurular üzerine tesis edilen işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı yönünde giderilmesine, 18/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
Esas No : 202213
Karar No : 2022/6
X- KARŞI OY:
2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaraiı fikrasının (c) işaretli bendinde yer alan düzenlemeye göre, bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun Danıştay'dan aykırılığın giderilmesi isteminde buiunabiimesinin ön koşulu benzer nitelikteki bölge idare mahkemesi kararları arasında aykffiiık bulunmasıdır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararların bir kişmımn uyuşmazlığın esasının değerlendirilmesini, bir kısmının ise, idari davaya konu o;abiiecak nitelikte kesin ve yürütülebilir nitelikte işlem buiunup bulunmadığının belirlenmesini zorunlu kıldığından, başvuruda benzer nitelikteki kararlar için Kanunda öngörülen aykırılığın giderilmesine yönelik şartlar oluşmamştır.
Öte yandan, aynı maddi olaydan kaynaklanan ve eczaneler tarafından iş yerierinde kullanılması zorunlu Dian işkil şıksız tabela ve levhalardan ilan ve reklam vergisinin alınmamasına yönelik başvuruların reddine dair işlemlere karşı açılan davalarda verilen kararlar nedeniyle odaya çıkan aykırılığın giderilmesi istemiyle Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 06/10/2021 tarih ve E-•2021/25, K:2021/23 sayılı kararıyla yaptığı başvuru sonucunda, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca 19/01/2022 tarih ve E:2021/8ş K:2022i1 sayılı kararla; kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olduğunu kabul eden kararların arasındaki aykırılık giderilerek uyuşmazlığın esasına dair değerlendirilmelerle başvuru sonuçlandırmıştır.
Bu bakımdan, aynı maddi nedene dayanan işlemlere karş açılan davalarda verilen kararlara ilişkin olarak yapılan başvuruda, uyuşmazlığın asası incelenerek aykırılığın giderilmesinden sonra, aynı işlemin kimliğinin nitelendirilmesi sonucunda ortaya çıkan farklılık nedeniyle yargılama hukuku kurallan yönünden oluşan aykırılığın, bu kez usule ilişkin değerlendirmelerle giderilmesi, Kurulun önceki kararına; bir başka ifadeyle, uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirme yapılarak ulaşılan yargıya açıkça aykırılık oiuşturacağl ve giderilmesi istenilen aykırı durumu daha da derinleştireceği görüşüyle Karara katılmıyoruz.
Esas No : 2022/3
Karar No : 2022/6 XX • KARşi OY:
Vergi idarelerinin, idari işlevleriyle ilgili olarak vergi hukuku aianında tesis ettikleri, uygulanabilir nitelikte, ilgililerin menfaatini doğrudan etkileyen ve onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan irade açıklamaları, verginin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin işiemler 2577 sayili Kanun'un 2. maddesi kapsamında idari davaya konu olabilecek niteliktedir. Yarattığı vergilendirmeyi yönelik hukuki sonuçlar dikkate alındığında aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda davacılar tarafından yapılan başvurulara ilişkin verilen cevaplarm kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Eczacı odaları tarafından eczanelerin kullandığı levhaların ilan ve reklam vergisine tabi olmadığı ve bu nedenle vergi alınmaması gerektiğinden bahisle yapılan başvurular üzerine tesis edilen işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte olduğundan, isteme konu kararlar arasındaki aykırılığın uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği yönünde giderilmesi gerektiği oyuyla Kurul karanna katılmıyoruz.
Kaynak: T.C. Danıştay Başkanlığı. Karar, Resmî Gazete'de yayımlandığı hâliyle aktarılmıştır; tarafların (davacı, davalı, vekiller) gerçek kişi adları gizlenmiştir. Resmî metin için: kararın yayımlandığı kaynak.
Danıştay Kararları · 2022 · Özelge ve mevzuat arama · Hesaplayıcılar