İçeriğe geç
maliplatform.net

GİB özelgesi · Kurumlar Vergisi Kanunu

İhracaatta bir 1yıl önce açılan gümrük çıkış beyannamesine ilişkin satışın bir yıl sonra gerçekleşmemesi halinde gelirin hangi yıl geliri olarak kabul edileceği ve vergilendirileceği hakkında.

Tarih
20.01.1998
Özelge no
B.07.0.GEL.0.51/5111-52/01626
İlgili kanun
Kurumlar Vergisi Kanunu (5422)

GİB'de resmî metni aç

İlgili kanun maddeleriGİB’in bu belge için işaretlediği maddeler. Maddeye tıklayınca o maddeyle ilgili tüm belgeleri görürsünüz.

! işaretli madde bu belgeden sonra kanunla değiştirilmiş; belgedeki görüşün hâlâ geçerli olup olmadığını kontrol edin.

Hatırlatma: Özelge, yalnızca başvuran mükellef ve konu bakımından bağlayıcıdır; yazıldığı tarihteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Aradan geçen sürede kanun veya uygulama değişmiş olabilir. Karar vermeden önce güncel mevzuatı ve yetkili bir meslek mensubunu kontrol edin.
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü

TARİH : 20.01.1998
SAYI : B.07.0.GEL.0.51/5111-52/01626
KONU : İhracaatta bir 1yıl önce açılan gümrük
çıkış beyannamesine ilişkin satışın bir yıl sonra
gerçekleşmemesi halinde gelirin hangi yıl geliri
olarak kabul edileceği ve vergilendirileceği hk.

İÇEL VALİLİĞİNE
(Defterdarlık : Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü)
İLGİ : a) 06.03.1996 tarih ve DEF.0.33.11-702-65-2284,
b) 06.01.1997 tarih ve DEF.0.33.11-702-65.99,
c) 10.06.1997 tarih ve DEF.0.33.11-702-65.5341 sayılı yazılarınız.

İlgi (a)'da kayıtlı yazınızda, ..... A.Ş.'nin açılış tarihi Aralık 1995 olmasına karşılık ihraç tarihi 1996 yılına rastlayan gümrük çıkış beyannamelerine ilişkin satış işlemlerinden elde edilen ihracaat gelirlerinin, fiili ihracatın gerçekleştiği 1996 yılının geliri olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusundaki Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, kurumlar vergisinin, birinci maddade yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç konusunu teşkil eden 37 nci maddesinde, ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ifadesi kullanılmış ve ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır. Vergi Usul Kanunu'nunda vergiyi doğuran" vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar." hükmü ile belirtilmiştir.

Tacirler arasındaki faaliyetlerin belgelendirilmesi amacıyla Vergi Usul Kanunu'nda yer alan fatura da tahakkuk esasına bağlı kalınarak düzenlenmektedir.

Vergi Usul Kanunu'nun 229 uncu maddesine göre, fatura "... satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır." şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında düzenlenmiş olması zorunludur. Satış akdinin tekemmül edebilmesi için akdin unsurlarının tamamının yerine getirilmesi gerekir. Bu unsurlardan birisi de "malın mülkiyetinin alıcıya nakli"dir.

Vergi Usul Kanunu'nun 231 inci maddesinin 5 numaralı fıkrasına göre, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en geç 10 gün içinde düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde, vergiye doğuran olay satış akdi, satışa konu olan malın fiilen ihraç edildiği tarihte gerçekleşmektedir." Alıcı da bu tarih itibariyle satılan malın karşılığı olan semeni talep etme hakkını kazanmaktadır. Bu nedenle, faturanın da bu tarihten itibaren en geç 10 gün içinde düzenlenmesi zorunludur. Dolayısıyla, düzenlenen faturaların tarihlerinin fiili ihraç tarihi olması gerekir. Aynı prensip çerçevesinde 23 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde de açıklandığı üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 6 numaralı bendi uyarınca sanayi ürünleri ihracaat istisnasının uygulanmasında, ihracaatın Türk Lirası tutarının tespitinde, fiili ihraç tarihinde Türk Lirasının Amerikan Doları karşısındaki değeri esas alınmaktadır. İhracaat yoluyla satış bu tarihte gerçekleşmiştir.

Diğer taraftan, yurt dışındaki alıcının satış akdine konu olan malı satıcının Türkiye'deki fabrikasında, deposunda veya herhangi bir işyerinde kendisinin veya adına hareket edenin teslim alacağının satış akdinde belirlenmiş olması halinde satıcının belirtilen işyerinde malı teslim etmesiyle satış akdi tamamlanmış olacaktır.

Bu durumda, ihracatta malın satıcının Türkiye'deki işyerinde teslim alınması durumu hariç olmak üzere, mal fiilen ihraç edilmedikçe satış akdi tamamlanmamış sayılacak ve tahakkuk etmiş bir kazançtan söz edilemeyecektir.

Buna göre, söz konusu olayda ihracat, malın fiilen ihraç edildiği 1996 yılında gerçekleşmiş olmaktadır. Dolayısıyla, bu işten sağlanan kazanç da 1996 yılının geliri olarak vergilendirilecektir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı

Kaynak: T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı. Metin, kurumun internet sitesinde yayımlandığı şekliyle aktarılmıştır (kişisel veri içerebilecek bölümler anonimleştirilmiştir). Resmî metin için: GİB'deki özelge sayfası.

Kurumlar Vergisi Kanunu · 1998 · Özelge ve mevzuat arama · Hesaplayıcılar